İNSANLIĞA ATILAN ACI TOKAT



ACI TOKAT

Ben!

Aç kalmaktan mı korkuyorum?

Neden?

Yarın kıtlık mı çıkıyor?

Hem çıksa ne olur ki, bana nasibimi veren Allah değil mi? Kulu için en güzelini düşünen Allah değil mi? Bana her şeyimi veren zaten O, biraz aç kalsam Onun için çok mu?
Ya da bitmesinden mi korkuyorum yoksa yiyeceklerin?
Biter mi?
“Yerde yürüyen her bir canlının rızkı, yalnızca Allah üzerinedir.” (Hud 6)

Allah bir şekilde bizi rızıklandıracağının vaadini yapmış, korkum ne diye?
Hem şükretmeliyim, Türkiye’de açlıktan ölen olmamış. Ayrıca şükredersem rızkımızın da artacağını söylemişti babam. Ne mutlu... Ama ben kendim için şükrederken başkası için dua ediyor muyum? Zira dünya nüfusunun %11’i, yani 800 milyon insan her gün yetersiz besleniyor ve aç kalıyor...
Ben, aman aç kalırım belki diyerek ihtiyacımın 10 katını hapur hupur yerken, birileri yiyecek bir lokma ekmek, içecek bir yudum su bulamıyor. Hatta birileri açlıktan ölmek üzereyken bile elindeki tek bir lokmayı paylaşmaya çalışıyor ve ben, ben bırak onlarla paylaşmayı, onlar için dua bile edemiyor muyum yani?

Kimler mi paylaşıyor?

Anneler...

Ben, bu dünyada açlık ve sefalet çeken her beş insandan üçünün kadın olduğunu, elindeki son lokmayı yavrusuyla paylaşmak için çabalayan ve Allah’ın cenneti ayaklarının altına serdiği anneler olduğunu biliyorsam, nasıl rahat nefes alabiliyorum? Her gün yaklaşık 500 milyon anne veya anne adayı açlıkla boğuşup, gözlerini bu hayata kapatıyor. Bunun sorumlusu ben değil miyim? Peki ben, annemin aç kalmasını umursuyor muyum?

“Nice canlı mahlûkat var ki, rızkını yanında taşımıyor. Onlara da size de rızık veren Allah’tır. O, her şeyi işitir ve bilir.” (Ankebut 60)

Onların açlığı belki onların nasibi, Allah'ın onlara verdiği rızık. Ama bu, benim de sınavım değil mi, nasıl unuturum? Yüksek not almak için durmadan ders çalışırken, ben bu sınavı unuturum? Paylaşmayı unutup, yedikçe ahiret nasibimi azaltmıyor muyum?

Peki ya açlık çeken çocuklar!

Ben kantinde sıra kavgası yaparken, annem sevmediğim bir yemeği yaptığında burnumu kıvırırken, her yıl 6 milyon çocuk açlıktan ölüyor. Ben bunu bile bile nasıl tabak tabak yemek yiyebiliyorum? Benim burun kıvırdığım o yemeklere ziyafet gözüyle bakabilecek 16 bin 500 çocuk ölüyor her gün.  Nasıl bu kadar umursamaz birisi olabiliyorum?

Elimdeki yiyecekleri döke saça yiyorum. Düşünmüyorum yere döküp kaldırmaya bile tenezzül etmediğim kırıntıların, birileri için ne kadar önemli olabileceğini. Ama dünya üzerinde yaşayan insanların, bir öğünde yere döktükleri kırıntılardan en az 600 bin ekmek çıkabiliyor, bunu biliyorum. Fakat umursamıyorum... Ne yapıyorum ben böyle? Miktarını zihnimde dahi canlandıramadığım 1.3 milyar ton yiyecek her yıl israf ediliyor dünyada.
Üstelik ihtiyaçtan fazlasını yiyip, kilo alarak yapılan israf, bu rakamın içinde bile değil. Zira sadece ABD'de sadece zayıflamak için harcanan para ile dünyadaki açlık sorunu bitebiliyor. Ama neden ben bu sorunu ABD’nin sırtına yükleyip kendimi rahatlatmaya çalışıyorum? Bu durumun baş müsebbibi onlar zaten, ben bir müslüman olarak buna engel olmalıyım ama yaptığım tek şey hiçbir şey yapmamak. Nasıl bu kadar zalim olabiliyorum? Ben tokum ya, aç olan kendi düşünsün! Ben nasıl bir insanım...

“Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarfediniz, denildiğinde kafirler müminlere dediler ki: Allah'ın dilediği taktirde doğuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir saçmalık içindesiniz.” (Yasin 47)

Aman Allah'ım kafirler böyle söylüyor ve ben, nasıl da benzemişim onlara...

Yorumlar