Ne için yaşıyoruz?

Allah için yaşayabilmek. Yok yok aslında sadece bunun için yaşadığımızı hatırlamak. Hangimiz bu durumun farkındayız?
Mesela kainat neden yaratıldı?

Biz neden varız? Bu soruların cevabıyla kafa yormamak lazım. Her sorunun cevabı bize açılmamış bir sırdır neticede sıkıntı etmeyin. Biz daha çok bizi ilgilendiren sorunlarla ilgilenelim. Kendimizi çok zorlayıp delilik ile velilik arasında gidip gelmeyelim...  Ama anlamamız gereken durum şu; mutlaka bir sebebi var ve bu yaratılış ve yaşayış sürecinde Yaratan Rabbimizin bizden istediği bazı şeyler var. Elbette bunca nimeti bahşedenin karşılığında isteyeceği bir takım şeyler olacaktı, bu gayet tabii. Biz bile birşeyler yapınca karşılığında birşeyler beklemiyor muyuz? Çok zorda değil üstelik Mevla'nın istediği. Asalak patronlar gibi asla değil, bir verip bin isteyen beşer gibi değil. Allah, bin verip bir isteyendir aslında, gönlü bu kadar boldur. Bizden 24 saatin en fazla 1 saatini,12 ayın 1 ayını, 40 malın 1 ini ister. Fazlası bize kalmış tabi.

Gelin bizde bire bin veren Allah için yapacaklarımızın sayısını artıralım. Birşey eksilmez merak etmeyin, artar hatta.

Nasıl mı?

Biraz düşünelim...

Hadi en baştan başlayalım.
İbadetlerimizi yapıyoruz eyvallah ama ibadetlerimiz dışında kalan zamanı soralım kendimize.
Mesela çalışıyoruz ama ne için?

Okuyoruz ama ne için?

Uyuyoruz ama ne için uyuyoruz?

Durmadan koşuyoruz yarını belli olmayan dünyada ama nereye ve ne için?

Cevapları duyar gibiyim.

Aslında para kazanmak için çalışıyoruz degil mi? Belki makam ve mevki yükseltmek içindir. Belki de birilerine birşeyler ispatlamak için okuyoruzdur ya da okuyor görünmek için. Uykuyu seviyor da olabiliriz, yemek yemek dünyadaki en büyük hazlarımızdan biri de olabilir.
Cevap ne olursa olsun farketmez sonuç bir yere bağlı ancak farkında değiliz.

Esasen ne yapıyor olursak olalım Allah için yapmalı değil miyiz? En küçük şeyleri bile.

Evet evet uykuyu bile.

Belki bazılarımız abarttığımı düşünecek ama değil. Boşuna dememişler "Alimin uykusu cahilin çalışmasından evladır." diye. Gerçekten öyle.

Şunu hatırlayalım artık, ne yapıyorsak yapalım biz Allah için yapmalıyız, Allah için çalışmalıyız ki böyle yaptığımızda karşılığını (yani maddi olarak karşılığını, ne de olsa aklımıza ilk gelen bu) Allah bize çok daha fazla nasip edecektir. Örneğin bir meslek hayaliyle yıllarca okul okuyup gençliğimizin en güzel ve yaşanılası zamanlarını öğretime harcıyoruz. (Eğitim değil ha öğretim diyorum farklı şeyler.) Ya hu bırakın meslek sahibi olabilmek için çabalamayı. Allah için, Onun rızasını kazanabilmek için öğrenmeye gayret edelim hem de en iyi şekilde, çünkü artık meslek için değil de Allah rızasını kazanmak için çabalıyoruz değil mi. Böyle yaptığımızda emin olun Allah işimizi öyle kolaylaştıracakki o güzelim gençliğimizi doyasıya yaşayabilmemiz de nasip olacak, o hedefteki meslek var ya ona çok daha güzel bir şekilde sahip olmak da nasip olacaktır Allah'ın izniyle. Allah'ın neye gücü yetmez ki, Allah'ın yardımını dilemeyi bir kenara bırakıp medeti niye başka kapılarda arayalımki.

Geçelim bir de para kazanma meselesine. Bize rızık vereni unutup patronlardan mı medet ummaya başladık ne. Birilerinin gözüne girmek için ne de çok çabalıyoruz.  Allah tembellik edenleri sevmez zaten bunu bilmeyen yok. Bir de daha çok kazanmaya niyet etmek yerine Yaratanın rızası için, emanetlerine hakkıyla bakabilmeye niyet etsek. O zaman çok kazanmaya gerek yok, o bereket herkese fazlasıyla yeter. On binlerce lira para kazanıp borç batağında sefalet sürenleri hatırladık galiba. Ya da asgari ücretle mutlu, mesud ve huzurlu yaşayanları...

Buyurun bir de başka konuya değinelim.

Gezmek mesela...

"Allah için nasıl gezilir!" diyenler var galiba.

Ya Rabb! Sen ne güzel yaratmışsın yarattığını, şu dağı, denizi, gölü, göleti, bin bir eseri. Senin gücünü görmeye, şahit olmaya yarattığın güzellikleri tatmaya rızan için niyet ederek bir yola çıkalım bakalım o seyehat bize ne rahat...

Allah'ım senin rızan için verdiğin bu bedeni dinlendirmeye diye niyet edip bir uyusak, görün o uykudaki bereketi. Besmele ile uyumak bile yeter aslında...

Saymakla bitmez, bitmez ki bende saymayı bırakıyorum. Son söz olarak büyük küçük ne yapıyorsak yapalım, Allah için yapalım ve öncekinden daha güzelini ve özelini yapmaya gayret gösterelim, ne de olsa Allah için. Karşılığını beklediğimizden daha fazla alacağımızdan emin olun. Belki fani belki uhrevi hayatta, ama kesinlikle alacağımızdan emin olun. Yeterki gönülden Allah için yapalım...
Gören ve işiten Allah ne güzel...


O'nun her an yanımızda olduğunu bilmek ne büyük huzur...

Yorumlar